Artvin'de Gezilecek Yerler: Karagöl, Şavşat ve Yaylalar Rehberi
Artvin'i Şavşat ve Borçka Karagölleri, Macahel, Kafkasör, Hatila Vadisi ve Çoruh ile yolların gerçeğini saklamadan planlayan rehber.
Haritada gezilecek yerler
18 noktaNumaralar yazıdaki sıralamayla eşleşir. Pin’e dokunup yol tarifi alabilirsiniz.
--- title: "Artvin gezi rehberi: İki Karagöl, Maçahel ve haritanın yalan söylediği yollar" description: "Artvin için dürüst bir rehber: Borçka ve Şavşat'taki iki ayrı Karagöl, UNESCO biyosfer rezervi Maçahel, Kafkasör, Hatila Vadisi, Cehennem Deresi Kanyonu, Çoruh ve barajlar, yollar ve gerçek süreler, ne zaman gidilir, ne yenir." city: "Artvin" lang: "tr" ---
Artvin: yatay değil dikey bir il
Artvin Türkiye'nin en kuzeydoğusunda, Gürcistan sınırında. Dağlık, çok ormanlık ve içinden Çoruh geçiyor. Bu üç cümle bir coğrafya dersi gibi duruyor ama geziyi belirleyen şey tam olarak bu. Artvin'de yerler yan yana değil, üst üste. Haritada iki nokta arasında kırk kilometre görüyorsunuz; o kırk kilometre bir vadinin dibinden çıkıp geçidi aşan, başka bir vadinin dibine inen, iki şeridi zor bulan bir yol oluyor. Kuş uçuşu mesafenin burada anlamı yok.
Nüfus da coğrafya kadar karışık. Gürcü, Laz, Hemşin ve Türk toplulukları iç içe yaşıyor. Köy isimlerinin çoğu iki katmanlı: resmî Türkçe ad ve hâlâ kullanılan eski ad. Ardanuç'ta kuru, kayalık bir yamacı gezdikten iki saat sonra Borçka'da sürekli yağmur alan bir ormanın içinde olabiliyorsunuz. Aynı il, aynı gün.
Kime uygun? Araba kullanmaktan keyif alanlara, günün büyük kısmını yolda geçirmeyi sorun etmeyenlere, orman ve sisle arası iyi olanlara. Kime değil: sıkışık programlara, uzun yolda mide bulanan yol arkadaşlarına. En sık yapılan iki hata var. Birincisi Artvin'i bir sahil turu gibi planlamak, yani sabah şurası öğlen burası demek; bu plan ilk günün öğleninde çöküyor. İkincisi havayı yanlış okumak: Artvin'e sisin içinde gelip üç gün boyunca hiçbir şey görmeden dönmek gerçek bir ihtimal, üstelik yaz ortasında bile.
Hızlı cevap
Artvin, en az beş altı gün ayırıp her ilçede geceleyerek gezildiğinde işe yarayan, arabasız yapılamayan bir il.
- Yollar: haritadaki her süreyi ikiye katlayın. Bu ildeki en önemli pratik bilgi bu, abartı değil.
- Rota: Artvin merkez, sonra Borçka ve Karagöl, sonra Maçahel, sonra Şavşat, sonra Ardanuç.
- İki farklı Karagöl var: biri Borçka'da, biri Şavşat'ta. Aralarında yarım günlük yol var.
- En iyi zaman: yaylalar için haziran sonundan eylüle, renk için ekim. Sis ve yağmur her mevsim mümkün.
1. Artvin Kalesi
Şehrin girişinde, Çoruh'un üstündeki kaya çıkıntısında. Livane Kalesi olarak da geçiyor. Gürcü kralı III. Aşot tarafından 937'de yaptırılmış, 16. yüzyıl ortasında Osmanlılar alıp genişletmiş. Yüksek surlar kayayı çepeçevre sarıyor, çok katlı bir kule iyi durumda ayakta, doğu tarafta muhtemelen kilise olan dört köşeli bir yapı var. İçeride sarnıç kalıntısı ve Gürcü şarap küplerinin izleri görülüyor.
Kale büyük değil, gezmesi uzun sürmüyor. Değeri boyutunda değil, durduğu yerde. Buradan bakınca Artvin'in neden burada kurulduğu anlaşılıyor: nehir vadisi tam altınızdan geçiyor ve bu kaya o geçidi kontrol eden tek nokta.
Uzun süre askerî kısıtlama nedeniyle kapalıydı. 2004'teki restorasyon ve 2012'deki aydınlatma çalışmasından sonra ziyarete açıldı. Açık olduğu gün ve saatler değişebiliyor, gitmeden resmî kaynaktan teyit edin. Kaleyi gezmeden önce vadiye bakın, çünkü sonraki beş gün hep bu vadinin kollarında geçecek.
2. Kafkasör Yaylası
Artvin merkezin hemen üstünde, yaklaşık sekiz kilometre ötede ormanlık bir yayla. Şehirden çıkıp yukarı kıvrılan yol kısa sürede sizi köknar ve ladin arasına sokuyor. Aşağıdaki sıcak, kuru vadiden çıkıp serin ve nemli bir ormana girmek yirmi dakika alıyor. Artvin'in dikey mantığını en ucuz şekilde anlatan yer burası.
Kafkasör'ün bilinen tarafı haziran sonundaki festival. Boğa güreşleri ve karakucak güreşleri yapılıyor, il dışından çok sayıda insan geliyor ve yayla o birkaç gün tanınmaz hâle geliyor. Festival tarihi her yıl aynı hafta değil ve programı değişebiliyor, gideceğiniz tarihi resmî kaynaktan teyit edin.
Festival dışındaki günlerde burası sakin bir orman içi dinlenme alanı: çayır, ağaçlar, birkaç patika. Az vaktiniz varsa Kafkasör mantıklı, çünkü merkeze en yakın gerçek yayla ve yarım gün yetiyor. Ama Şavşat'ın ya da Maçahel'in yerini tutmuyor.
3. Deriner Barajı
Artvin merkezin hemen doğusunda, Çoruh üzerinde. Türkiye'nin en yüksek barajlarından biri ve gövdesini ilk gördüğünüzde ölçeği kavramak zaman alıyor: vadi zaten dar, baraj o darlığı beton bir duvarla kapatıyor. Yol barajın yanından geçiyor, ayrıca sapmanız gerekmiyor.
Deriner'i rehbere koymanın sebebi güzelliği değil, açıklayıcılığı. Bu ilde gördüğünüz Çoruh'un büyük bölümü artık nehir değil, göl. Deriner, Borçka ve Muratlı barajları nehrin Artvin içindeki akışını arka arkaya durdurdu; 2022'de Yusufeli Barajı devreye girince yukarı havza da değişti. Vadi tabanındaki eski köyler, tarlalar ve yollar bu göllerin altında. Yol boyunca gördüğünüz o sakin turkuaz su, kırk yıl önce başka bir şeydi.
Bunu bilmek geziyi bozmuyor, sadece dürüst kılıyor. Baraj için özel bir program yapmaya gerek yok; Ardanuç'a ya da Şavşat'a giderken zaten yanından geçeceksiniz. Baraj alanında fotoğraf kuralları olabiliyor.
4. Hamamlı Manastırı (Doliskana)
Artvin merkeze bağlı Hamamlı köyünde, 10. yüzyıldan kalma kubbeli haç planlı bir Gürcü kilisesi. Dışarıdan yaklaşık 20 x 14 metre, yani küçük değil. Kral III. Bagrat döneminde yapıldığı, I. Sumbat döneminde onarıldığı düşünülüyor. Manastır kompleksinin diğer yapıları tamamen yok olmuş, ayakta kalan tek şey bu kilise.
Bina 20. yüzyılın sonundan 1998'e kadar cami olarak kullanılmış, köy yeni camisini yapınca boşaltılmış. Bugün terk edilmiş hâlde duruyor. Bu ilde tekrar tekrar karşılaşacağınız hikâyenin ilk örneği: Gürcü kilisesi, sonra cami, sonra terk. Artvin'in Gürcü mimari mirası çok zengin ama neredeyse tamamı bakımsız.
Köy yolu dar ve tabelalar zayıf, konumu telefonunuza önceden kaydedin. İçeri girip giremeyeceğiniz güne göre değişiyor. Kapalıysa dışarıdan bakmak da bir şey ifade ediyor: taş işçiliği ve kubbe kasnağındaki oranlar dışarıdan da okunuyor. Yarım saatlik bir durak.
5. Borçka Barajı
Artvin'den Borçka'ya inen yol boyunca sağınızda uzun bir göl var. Bu Borçka Barajı'nın göleti. Baraj Çoruh üzerinde, 86 metre yüksekliğinde toprak dolgu bir yapı, 1998 ile 2005 arasında yapılmış ve 2005'te devreye girmiş. Yaklaşık 300 MW kurulu güçle yılda 1.039 GWh üretiyor.
Bu pin bir durak olmaktan çok bir yol tarifi. Artvin ile Borçka arasındaki bütün güzergâh bu gölün kıyısını takip ediyor ve manzara gerçekten iyi: iki yandan dik ormanlık yamaçlar, ortada hareketsiz yeşilimsi su. Yol asfalt ve ilin standartlarına göre rahat, ama tek şerit tünellerden ve dar kesimlerden geçiyor.
Suyun rengi mevsime göre değişiyor. Yağmurdan sonra Çoruh'un taşıdığı alüvyon gölü kahverengiye çeviriyor, kurak dönemde turkuaza yakın bir renk alıyor. Yılda yaklaşık 5,8 milyon metreküp sediman taşıyan bir nehirden bahsediyoruz, dolayısıyla bulanık su burada normal, kirlilik değil.
6. Borçka Karagöl
Dikkat: Artvin'de iki tane Karagöl var. Bu, Borçka'da olanı. Diğeri Şavşat'ta ve aralarında yarım günlük yol var. İl hakkında en sık yapılan karışıklık bu ve otelini yanlış ilçeye ayırtan insan az değil.
Borçka Karagöl, Borçka merkezden yaklaşık 25 kilometre uzakta, 1480 metre yükseklikte. Heyelan set gölü: yamaçtan kopan malzeme Savgule Vadisi'nin önünü kesince su birikmiş. Heyelanın 1800'lerde olduğu düşünülüyor ama bu kesin değil. Göl aslında bir kanalla birbirine bağlı iki bölümden oluşuyor; büyüğü yaklaşık 50 dönüm, küçüğü 7 dönüm, en derin yeri 25 metre.
Görüntüsü Şavşat'takine benziyor: koyu su, kıyıya kadar inen ormanlık yamaçlar, sabahları su üstünde duran sis. Yol dar ve son kısmı zorlu, kışın ve erken ilkbaharda kapanabiliyor. Çıkmadan önce yolun açık olduğunu resmî kaynaktan ya da yerelden teyit edin; bu ilde kapalı yol haberi haritaya her zaman yansımıyor.
7. Camili (Maçahel)
Maçahel, Gürcistan sınırındaki kapalı bir vadi ve Türkiye'nin ilk UNESCO biyosfer rezervi. 29 Haziran 2005'te İnsan ve Biyosfer Ağı'na dâhil edildi. Rezerv alanı 27.152 hektar ve içinde altı köy var: Camili, Efeler, Kayalar, Düzenli, Uğur ve Maral. Vadinin Gürcistan tarafında on iki köy daha var; sınır 1921 anlaşmasıyla çizildi ve bu vadiyi ikiye böldü.
Buranın önemi yaşlı ormanı ve arısı. Vadinin yaklaşık yüzde 70'i orman ve meyve ağacı, kayın ve kestane baskın. Saf Kafkas arısı burada korunuyor ve Camili'de 1981'den beri her ağustos arı ve bal festivali yapılıyor.
Ulaşım işin zor tarafı. Camili, Borçka merkezden 50 kilometre ama bu mesafe 1815 metredeki Küçükyayla geçidini aşıyor ve saatler alıyor. Geçitte kontrol noktası var. Sınır boyunca askerî yasak bölge şeridi bulunuyor. Kasım'daki kar yolu iki üç ay kapatıyor. Giriş koşullarını, kimlik ve izin gerekip gerekmediğini gitmeden resmî kaynaktan teyit edin.
8. Maral Şelalesi
Maçahel vadisinin en ucundaki Maral köyünde. Rezervin altı köyünden biri ve Gürcistan sınırına en yakın olanlardan. Şelale köyün yakınında, ormanın içinde.
Şelalenin kendisi Türkiye'nin en büyüğü değil ve tek başına bir günlük yolu hak edecek kadar iddialı değil. Buraya gelmenin anlamı başka: Camili'ye vardıktan sonra vadinin sonuna kadar gitmek, yani bu kapalı sistemin ne kadar uzadığını fiziksel olarak görmek. Yol boyunca dağınık yerleşimi, birbirinden beş on dakika yürüme mesafesinde duran evleri ve orman içinde açılmış küçük tarlaları geçiyorsunuz. Rezervin nasıl işlediğini asıl bu yolculuk anlatıyor, şelale sadece durak noktası.
Maral'a kadar gitmek Camili'de en az bir gece kalmayı gerektiriyor. Aynı gün Borçka'dan gelip Maral'ı görüp dönmek teoride mümkün ama günün tamamını araçta geçirmek demek ve karanlıkta o geçidi inmek istemezsiniz. Yol durumunu yerelden teyit edin.
9. Karçal Dağları
Maçahel vadisini güneyden kapatan sıradağ. Artvin'in en yüksek kütlesi ve vadinin neden bu kadar izole olduğunun cevabı. Camili'ye giderken aştığınız geçit bu dağların bir omzu; vadiye inmenin başka yolu yok.
Karçal'ı bir durak olarak değil, bir referans olarak düşünün. Maçahel'de olduğunuz sürece bu duvar arkanızda duruyor ve hava açıksa üst kesimlerde yaz ortasında bile kar lekeleri görüyorsunuz. Vadinin ikliminin neden aşağıdaki Borçka'dan farklı olduğunu, karın neden kasımda yolu kapattığını ve arının neden burada saf kalabildiğini aynı anda açıklayan şey bu kütle.
Sıradağa yönelik yürüyüşler var ama bunlar rehberli, ciddi ve mevsime bağlı işler, günübirlik bir aktivite değil. Sınır bölgesine yakınlık nedeniyle bazı güzergâhlarda kısıtlama olabiliyor. Rota planlıyorsanız yerel bir rehberle çalışın ve izin gerekip gerekmediğini resmî kaynaktan teyit edin.
10. Şavşat
Artvin'in yayla ve göl bölgesinin üssü. İlçe merkezi küçük ve kendisi bir cazibe merkezi değil, ama Karagöl'e, Sahara'ya, kaleye ve Tbeti'ye giden bütün yollar buradan ayrılıyor. Bu bölgeye gelen herkes er ya da geç Şavşat'ta konaklıyor, çünkü mantıklı başka bir seçenek yok.
Şavşat çevresi Artvin'in en yeşil ve en yayla karakterli kesimi. Merkezin etrafındaki yamaçlar ladin ve köknarla kaplı, yükseldikçe orman açılıp çayıra dönüşüyor. Yaz aylarında yaylalarda hayvancılık hâlâ sürüyor, yani buradaki yayla bir tabela değil, çalışan bir şey.
Pratik tarafı önemli: Şavşat'ı üs alıp çevreye günübirlik çıkmak, her gün başka bir yerde uyumaya çalışmaktan çok daha verimli. En az iki gece ayırın. Konaklama ilçe merkezinde ve çevre köylerde var ama yaz sezonunda ve festival dönemlerinde doluyor, önceden bakın.
11. Şavşat Kalesi
Satleli Kalesi olarak da geçiyor. Satleli köyü sonradan Şavşat'ın bir mahallesi hâline geldiği için bugün Şavşat Kalesi deniyor. Mimari özelliklerine bakılarak 9. yüzyılda, Gürcü Krallığı döneminde yapıldığı düşünülüyor. Tarihî Şavşeti bölgesinin merkezlerinden biriymiş.
Yapı eşkenar dörtgene yakın planlı, köşegenleri yaklaşık 82 x 68 metre, orta boy moloz taş bloklarla örülmüş. Kısmen yıkık: doğu ve batı duvarları görece iyi korunmuş, güneydoğu köşesindeki yuvarlak kule güneybatıdakinden daha sonra eklenmiş. İçeride tek nefli bir kilisenin apsisi ve kuzey duvarı hâlâ ayakta.
Gezmek uzun sürmüyor ve bakımlı bir müze deneyimi beklemeyin, burası harabe. Ama Şavşat merkezine çok yakın olduğu için ayrı bir gün ayırmanız gerekmiyor; Karagöl'e giderken ya da dönerken uğrayabilirsiniz. İçindeki kilise kalıntısı bu ilin katmanlarını tek karede gösteriyor.
12. Tbeti Kilisesi
Şavşat'a bağlı Cevizli köyünde. İlk taş kilise Bagrationi hanedanından Aşot Kuhi döneminde, yani 896 ile 918 arasında yapılmış. 11. yüzyılın başında büyük ölçüde genişletilip yeniden inşa edilmiş, 13. yüzyıla kadar eklemeler yapılmış. Bölgenin en önemli dinî merkezlerinden biriymiş.
Bugün gördüğünüz şey büyük ölçüde harabe ve bunun sebebi zaman değil. Yapı 1880'lerde camiye çevrilmiş, 1889'da köye ayrı bir cami yapılmış, sonra 1961'de Şavşat kaymakamının emriyle dinamit konularak yıkılmış. Kubbe o zaman çökmüş. Bugün ayakta olan şey hasarlı duvarlar.
Bunu yumuşatmanın anlamı yok. Artvin'in Gürcü mirasının başına gelenleri tek bir yerde görmek istiyorsanız burası. Kalan duvarlardaki taş işçiliği ve oranlar, yıkılan şeyin ne kadar iyi olduğunu hâlâ gösteriyor. Köy yolu dar, tabela zayıf, konumu önceden kaydedin. Yarım saat yetiyor ama akılda kalma süresi çok daha uzun.
13. Karagöl-Sahara Millî Parkı
Şavşat'taki Karagöl ile Sahara Yaylası'nı kapsayan millî park. 3.766 hektar, 31 Ağustos 1994'te ilan edilmiş. Park iki ayrı bölümden oluşuyor: ormanla çevrili heyelan gölü Karagöl ve 1700 ile 1800 metre arasında alpin bitki örtüsüne sahip Sahara Yaylası. Sahara ilçe merkezine 17 kilometre, Karagöl ise 45 kilometre uzakta.
Parkta 80 familyaya ait 562 bitki türü tespit edilmiş, bunların 57'si endemik. Baskın ağaçlar doğu ladini, sarıçam ve Kafkas köknarı. Ayı ve kurt gibi memeliler, gölde alabalık ve sazan var. Bu rakamlar kuru görünüyor ama bir şeyi anlatıyor: burası bir manzara alanı değil, hâlâ çalışan bir orman ekosistemi.
Sahara Yaylası ile Karagöl'ü aynı gün görmek mümkün ama aralarındaki mesafe haritada göründüğünden çok daha uzun sürüyor. İkisini de yapacaksanız güne erken başlayın. Park girişi, ücret ve kamp koşulları değişebiliyor, resmî kaynaktan teyit edin.
14. Şavşat Karagöl
İlin en çok fotoğraflanan yeri ve iki Karagöl'den ünlü olanı. Şavşat merkezin yaklaşık 25 kilometre kuzeyinde, 1630 metre yükseklikte. Yüzey alanı 5 hektar, en derin yeri 33 metre. Kapalı havza, yani gölün çıkışı yok, suyu hafif alkali.
Borçka'daki gibi bu da bir heyelan set gölü: yamaçtan kopan kütle vadinin önünü kapatmış ve çukurda su birikmiş. İki gölün aynı şekilde oluşup aynı adı taşıması, karışıklığın neden bu kadar yaygın olduğunu açıklıyor. Aralarındaki fark ormanda: buradaki köknar kıyıya kadar iniyor ve suyun rengiyle birleşince Artvin denince akla gelen o kare ortaya çıkıyor.
Gitme zamanı her şeyi belirliyor. Sabah erken, sis su üstünde dururken en iyisi; öğleye doğru hem ışık düzleşiyor hem kalabalık geliyor. Kışın kapalı olabiliyor, mevsim dışı gidiyorsanız yolun durumunu resmî kaynaktan teyit edin.
15. Ardanuç Kalesi
Gevhernik Kalesi olarak da biliniyor. Ad Farsça "Gevher-i Nik"ten geliyor, yani güzel mücevher. Ardanuç'un Adakale mahallesinde, kayanın üstünde. 5. yüzyılda Gürcü kralı Vahtang Gorgasali döneminde yapıldığı, 9. yüzyılda I. Aşot Kuropalates tarafından yeniden inşa edilip güçlendirildiği söyleniyor. O dönemde Klarceti bölgesinin siyasi ve ekonomik merkeziymiş. 1551'de Osmanlılar almış.
Bugün büyük ölçüde harap. Dış ve iç kale olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Yaklaşık 220 metre uzunluğunda ve en geniş yerinde 55 metre, yani plan olarak uzun ve dar. İçinde işlenmemiş beyaz taş bloklarla yapılmış tek nefli Petre-Pavle Kilisesi var. Apsis 2-3 metre yüksekliğinde ayakta ve duvarlarda mavi boya izleri görülüyor, yani bir zamanlar fresklerle kaplıymış.
Birinci derece arkeolojik sit alanı ve 2021 Eylül'ünde kazılar başladı. Kazı alanı olması ziyaret koşullarını değiştirebiliyor, bazı bölümler kapalı olabilir. Gitmeden önce teyit edin. Kaleye çıkış kısa ama dik.
16. Cehennem Deresi Kanyonu
Önce bir düzeltme: bu kanyon Borçka'da değil, Ardanuç'ta. Çokça karıştırılıyor. Resmî adı Cehennem Deresi Kanyonu Tabiat Parkı, 1 Mayıs 2018'de ilan edildi, 31,8 hektar.
Kanyon 2,5 kilometre uzunluğunda, yer yer 200 metre derinliğe ulaşıyor. Genişliği 70 metreden çok dar geçitlere kadar değişiyor. Artvin-Ardanuç yolunun 25. kilometresinde, Ardanuç merkeze 7 kilometre mesafede. Yani ayrı bir sefer düzenlemenize gerek yok, Ardanuç'a giderken zaten içinden geçiyorsunuz. Tabiat parkı 24 saat açık.
Kanyonun etkileyici tarafı ölçek. Yol vadinin içine giriyor, iki yandaki duvarlar aniden yükseliyor ve gökyüzü bir şeride iniyor. Araçtan inip yürüyün, çünkü camdan bakınca oranlar kayboluyor. Sosyal tesis imkânları sınırlı. Cam köprü gibi düzenleme planları çevresel gerekçelerle yerel tepki gördü, dolayısıyla alanda ne olduğu zamanla değişebiliyor. Yürüyüş yolunun durumunu resmî kaynaktan teyit edin.
17. Hatila Vadisi Millî Parkı
Artvin merkezin 10 kilometre batısında, stabilize bir yolla ulaşılıyor. 16.988 hektar, 31 Ağustos 1994'te ilan edilmiş. Hatila Deresi ve kolları vadiyi V biçiminde kesmiş, bazı kesimlerde yamaç eğimi yüzde 80 ile 100 arasında. Bu rakam soyut görünüyor ama pratikte şu demek: vadi duvarları neredeyse dik.
Parkın asıl ilginç yanı bitki örtüsü. 500'den fazla bitki türü barındırıyor ve bunların bir kısmı endemik. Vadi Akdeniz iklimi karakteri gösteriyor ve Türkiye'nin başka yerinde nadiren görülen relikt bitki toplulukları içeriyor. Yani şehre 10 kilometre uzaktaki bu vadi, çevresindeki Karadeniz ormanından bambaşka bir sistem. Ayı, yaban domuzu, dağ keçisi ve kartal görülüyor, derede alabalık var.
Yol stabilize ve bu ciddiye alınması gereken bir bilgi. Alçak şasili bir araçla ya da yağmurdan hemen sonra girmeyi düşünüyorsanız iki kere düşünün. Merkeze yakın olması Hatila'yı kolay göstermesin. Yolun durumunu ve park giriş koşullarını resmî kaynaktan teyit edin. Yarım gün ayırın.
18. Çoruh Nehri ve Yusufeli
Çoruh, Mescit Dağları'ndan doğuyor ve yaklaşık 438 kilometre aktıktan sonra Batum yakınında Karadeniz'e dökülüyor. Dünyanın en iyi beyaz su nehirlerinden biri sayılıyordu ve Yusufeli çevresindeki yaklaşık 100 kilometrelik kesim rafting ve kanoculuk için en zorlu parkurlardan bazılarını barındırıyordu.
Geçmiş zaman kullanmamın sebebi var. Çoruh üzerinde Muratlı, Borçka, Deriner, Artvin ve Yusufeli barajları işletmede. Yusufeli Barajı 275 metreyle çift eğrilikli beton kemer barajlar arasında dünyanın üçüncü en yükseği. 2022'nin ilk günlerinde su tutulmaya başlandı, inşaat 22 Kasım 2022'de tamamlandı. Baraj, nehir yatağındaki bazı köylerle birlikte Yusufeli ilçe merkezinin de taşınmasına neden oldu. Yani eski Yusufeli ve klasik rafting parkurunun büyük bölümü bugün suyun altında.
Bölgede hâlâ rafting yapılan kesimler var ama bu artık eski Çoruh değil ve tanıtımlarda yazan her şey güncel olmayabiliyor. Rafting düşünüyorsanız hangi kesimde, hangi debide ve hangi zorluk derecesinde olduğunu işletmeciden ve resmî kaynaktan doğrudan teyit edin.
Yollar ve mesafeler
Bu bölümü rehberin en önemli yeri olarak okuyun. Artvin'de plan yapmayı bozan tek şey yollar.
Kural basit: haritanın verdiği süreyi ikiye katlayın. Navigasyon uygulamaları bu ildeki yolları düz çizgi mantığıyla hesaplıyor ve sürekli yanılıyor. Gerçekte olan şu: yol bir vadinin dibinden başlıyor, kilometrelerce yukarı kıvrılıyor, bir geçidi aşıyor ve başka bir vadinin dibine iniyor. Yükselti farkı sürekli 1000 ile 1500 metre arasında oynuyor. Viraj sayısı değil, virajın niteliği önemli: çoğu 180 derece dönüş ve karşıdan gelen araca göre yavaşlamak gerekiyor.
Somut olalım. Artvin merkezden Şavşat'a gitmek yarım gününüzü alıyor. Borçka'dan Camili'ye 50 kilometre yazıyor ama 1815 metredeki Küçükyayla geçidini aşmak gerekiyor ve bu mesafe saatlerle ölçülüyor. İki Karagöl arasında, ikisi de aynı ilde olmasına rağmen, yarım günlük yol var.
Pratik sonuçlar. Günde bir ilçe hedefleyin ve her ilçede geceleyin. Karanlıkta yol almayın: gece sürüşü hem yorucu hem riskli ve zaten hiçbir şey göremiyorsunuz. Yakıtı yarıya düşmeden doldurun, yayla yollarında istasyon yok.
Kapanma gerçek bir risk. Yayla ve geçit yolları kış ve erken ilkbaharda kapanıyor, Maçahel kasım karından sonra iki üç ay tamamen kesiliyor. Yaz aylarında bile şiddetli yağmur sonrası heyelan yolu kapatabiliyor ve bu bilgi haritalara çoğu zaman yansımıyor. Dağ yollarına ve özellikle Maçahel'e çıkmadan önce yolun açık olduğunu resmî kaynaktan teyit edin.
Nasıl gidilir
Havayolu en mantıklısı. Artvin'in kendi havalimanı yok. İki seçenek var: Trabzon Havalimanı ya da Rize-Artvin Havalimanı. Rize-Artvin coğrafi olarak daha yakın ama sefer sayısı Trabzon kadar geniş değil, bilet ararken ikisine birden bakın. İkisinden de Artvin'e karayoluyla devam ediyorsunuz ve bu yol da kısa değil.
Sonrası net: araba şart. Bu ili arabasız gezmenin gerçekçi bir yolu yok. Şehirlerarası otobüs ilçe merkezlerine gidiyor ama bu rehberdeki yerlerin neredeyse hiçbiri ilçe merkezinde değil. Karagöl'e, Maçahel'e ya da Hatila'ya toplu taşımayla ulaşamıyorsunuz.
Aracı havalimanından alın; Artvin merkezde seçenek daha dar. Yüksek şasili bir araç Hatila ve bazı yayla yolları için avantaj, zorunlu değil. Kiralama şirketinin stabilize yol konusundaki sözleşme şartlarına bakın, bazıları bunu kapsam dışı bırakıyor.
Gürcistan sınırı Sarp'tan geçiliyor ve Batum yakın, dolayısıyla Artvin'i Batum ile birleştirmek popüler. Kiralık araçla sınır geçmek genelde ayrı izin ve belge gerektiriyor; kiralama şirketiyle önceden konuşun ve güncel sınır kurallarını resmî kaynaktan teyit edin.
Ne zaman gidilir
Yaylalar için haziran sonundan eylül başına. Bu pencerenin dışında yüksek kesimler ya kapalı ya erişimi belirsiz. Temmuz ve ağustos en güvenli aylar: yollar açık, yaylalarda hayat var, Kafkasör ve Camili festivalleri bu döneme denk geliyor. Karşılığında aynı dönem en kalabalık zaman.
Sonbahar ilin ünlü mevsimi. Ekimde kayın, kestane ve gürgen renk değiştiriyor ve Artvin'in tanıtımlarda gördüğünüz hâline giriyor. Karagöllerin ikisi de bu dönemde en iyi görünüyor. Ama sonbahar aynı zamanda yağışın arttığı ve sisin sıklaştığı dönem, yani en güzel manzarayla hiçbir manzarayı görmeme ihtimali aynı haftada duruyor. Ekimin ilk yarısı daha güvenli.
İlkbahar geç geliyor. Mayısta bile 1500 metrenin üstünde kar bulabilirsiniz ve birçok yayla yolu henüz açılmamış oluyor. Alçak kesimler ve Ardanuç çevresi mayısta gezilebilir ama Karagöl ve Maçahel için erken. Kış ise ciddi bir karar: kar yolları kapatıyor, Maçahel iki üç ay tamamen kesiliyor ve bu rehberdeki yerlerin çoğuna ulaşılamıyor.
Sis ve yağmur her mevsim mümkün. Artvin çok yağış alan bir il ve yükseklerde bulut sık sık yamaca oturuyor. Tek bir manzara noktasına tek bir gün bağlamayın.
Ne yenir
Muhlama. Mısır unu, tereyağı ve peynirle yapılan, sahanda gelen ve kaşıkla uzayan yemek. Bölgenin imza tabağı ve kahvaltıda da öğle yemeğinde de karşınıza çıkıyor. Yaylada gerçek tereyağıyla yapılanı ile şehirde yapılanı farklı şeyler. Ağır bir yemek, üstüne yola çıkacaksanız porsiyonu abartmayın.
Maçahel balı. Saf Kafkas arısından, biyosfer rezervinin içinde üretiliyor. Vadide üreticiden almak mümkün. Bu ürünün adı çok kullanılıyor, dolayısıyla nereden aldığınızı bilmek önemli.
Laz böreği. Adı börek ama tatlı: ince yufka katları arasında muhallebi, üstünde pudra şekeri. Karadeniz'in doğusuna özgü ve Artvin'de yaygın.
Bunların dışında alabalık her yerde, dere kenarındaki tesislerde standart. Ardanuç ve Yusufeli tarafı Karadeniz kıyısından farklı: daha kuru bir iklim, dolayısıyla meyve ve bağcılık ürünleri ağırlıkta.
Sık sorulan sorular
**Artvin'de kaç Karagöl var ve hangisine gitmeliyim?** İki tane var ve ikisi de gerçek. Borçka Karagöl, Borçka merkeze 25 kilometre, 1480 metrede. Şavşat Karagöl, Şavşat merkeze 25 kilometre kuzeyde, 1630 metrede ve Karagöl-Sahara Millî Parkı'nın içinde. İkisi de heyelan set gölü ve fotoğrafları birbirine benziyor. Ünlü olan Şavşat'taki. Aralarında yarım günlük yol var, yani birini görmek için diğerinin ilçesine yerleşmek işe yaramaz.
**Maçahel'e gitmek için izin gerekiyor mu?** Kesin bir cevap vermeyeceğim, çünkü doğrulayamadım. Bildiklerim şunlar: vadi Gürcistan sınırında, sınır boyunca askerî yasak bölge şeridi var ve vadiye giriş 1815 metredeki Küçükyayla geçidindeki kontrol noktasından yapılıyor. Yani en azından bir kontrol var ve kimlik yanınızda olmalı. İzin prosedürü olup olmadığı ve yabancı uyruklular için farklı bir kural bulunup bulunmadığı konusunda resmî bir kaynak bulamadım. Gitmeden önce Artvin Valiliği ya da Borçka Kaymakamlığı üzerinden teyit edin.
**Kaç gün ayırmalıyım?** En az beş gün, rahat etmek istiyorsanız yedi. Artvin merkez ve Hatila için bir gün, Borçka ve Karagöl için bir gün, Maçahel için en az iki gün ve orada bir gece, Şavşat için iki gün, Ardanuç için bir gün. Vaktiniz üç günse Maçahel'i çıkarın ve Artvin merkez, Şavşat, Ardanuç üçgeninde kalın.
**Arabasız gidilir mi?** Gerçekçi olarak hayır. Otobüsle ilçe merkezlerine ulaşabilirsiniz ama bu rehberdeki yerlerin neredeyse hiçbiri ilçe merkezinde değil. Köy dolmuşları var ama seferler seyrek ve turist saatlerine göre değil.
**Yollar gerçekten o kadar kötü mü?** Kötü değil, yavaş. Ana yollar asfalt ve bakımlı. Sorun yolun kalitesi değil, geometrisi: sürekli tırmanış, sürekli viraj, sürekli iniş. Artvin merkezden Şavşat'a gitmek yarım gün alıyor. Hatila'ya giden yol stabilize, yani alçak şasili araçla dikkat gerekiyor.
**Sis yüzünden hiçbir şey göremezsem ne yapmalıyım?** Bu gerçek bir ihtimal ve yaz ortasında bile olabiliyor. Tek çözüm esneklik: manzara noktalarını programın sonuna değil ortasına koyun ki kötü bir gün olursa ertesi gün tekrar deneyebilesiniz. Sis yüksekte olur, aşağıda genelde açıktır, dolayısıyla plan B'nizi alçak kesimlere kurun. Ardanuç Kalesi, Cehennem Deresi Kanyonu ve Artvin Kalesi sisli bir günde de gezilebilen yerler.
Planlama Soruları
Artvin rehberi ne anlatıyor?
Artvin'i Şavşat ve Borçka Karagölleri, Macahel, Kafkasör, Hatila Vadisi ve Çoruh ile yolların gerçeğini saklamadan planlayan rehber.
Artvin için 4K yürüyüş videosu izleyebilir miyim?
Evet. Sayfa, Artvin rotasını gitmeden önce büyük ekranda önizleyebilmeniz için ilgili Travel Walk Tours videolarına bağlanır.
Bu sayfayı gezi planında nasıl kullanmalıyım?
Önce hızlı cevabı okuyun, rota notlarını inceleyin, ardından ilgili şehir sayfası ve yürüyüş videolarıyla sokak dokusu, süre, manzara ve yakın rehberleri karşılaştırın.