Hatay ve Antakya'da Gezilecek Yerler: Depremden Sonra Dürüst Rehber
Hatay'ı Arkeoloji Müzesi mozaikleri, St. Pierre, Samandağ ve Antakya mutfağıyla, 2023 depremi sonrası güncel durumu saklamadan planlayan rehber.
Haritada gezilecek yerler
17 noktaNumaralar yazıdaki sıralamayla eşleşir. Pin’e dokunup yol tarifi alabilirsiniz.
--- title: "Hatay (Antakya) gezi rehberi: depremden sonra ilin bugünkü hâli ve gerçekten görülebilenler" description: "Hatay için dürüst bir rehber: 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra Antakya'da ne ayakta, ne yıkıldı, ne yeniden yapılıyor. Arkeoloji Müzesi'nin mozaikleri, St. Pierre, Titus Tüneli, Samandağ kıyısı, İskenderun ve Payas, mutfağın neden hâlâ gitmek için yeterli bir sebep olduğu." city: "Hatay" lang: "tr" ---
Hatay: rehberin en başında söylenmesi gereken şey
Hatay, 6 Şubat 2023 depremlerinin merkez illerinden biriydi. Antakya'nın eski şehri büyük ölçüde yıkıldı. Bu rehberdeki anıtların bir kısmı hasar gördü, bir kısmı tamamen yıkıldı, bir kısmı hâlâ inşaat halinde. Üç yıldır süren bir yeniden yapım var ve durum ay ay değişiyor. Bunu ilk cümlelerde söylemeyen bir 2026 Hatay rehberi sizi molozun önüne göndermiş olur, o yüzden burada baştan söylüyoruz: aşağıdaki her başlıkta o yerin bugünkü durumunu, bildiğimiz kadarıyla ve bilmediğimizi de belirterek yazdık.
Bunun ardından gelen ikinci cümle de aynı derecede doğru: Hatay'a gitmek için hâlâ gerçek sebepler var. Hatay Arkeoloji Müzesi, Roma mozaiklerinin dünyadaki en önemli koleksiyonlarından birini barındırıyor ve onarımdan sonra yeniden açıldı. St. Pierre, kayaya oyulmuş o mağara kilise, restorasyonunu tamamladı. Antakya antik Antiokheia'ydı, Roma'nın doğudaki en büyük şehirlerinden biri ve İsa'nın izleyicilerine ilk kez Hristiyan denen yer. Habib-i Neccar Camii Aralık 2025'te yeniden ibadete açıldı. Ve mutfak, ilin en az hasar gören mirası olarak yerinde duruyor: Antakya bir UNESCO Gastronomi Yaratıcı Şehri ve künefeci de, hummusçu da, orukçu da çalışıyor.
Hatay ayrıca Türkiye'ye 1939'da katılmış, öncesinde Fransız mandası altında kalmış bir il. Arap, Türk, Ermeni, Rum ve Alevi nüfusun uzun süredir iç içe yaşadığı bir yer ve şehrin dokusu bunun üzerine kurulu. O dokunun taş kısmı ağır yara aldı. İnsan kısmı, yemek kısmı, dil kısmı duruyor. Buraya gelecekseniz beklentinizi buna göre ayarlayın: bu, bir açık hava müzesi turu değil, kendini toparlayan bir şehirde geçirilen birkaç gün. Turizmin bıraktığı para da o toparlanmanın içine gidiyor.
Hızlı cevap
Hatay 2026'da gezilebilir bir il, ama "her şey yerli yerinde" bir il değil. Müzeler ve mutfak çalışıyor, eski şehrin bir kısmı hâlâ şantiye.
- Kesin açık olanlar: Hatay Arkeoloji Müzesi, Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi, St. Pierre Kilisesi, Habib-i Neccar Camii. Yine de gitmeden önce resmî kaynaktan teyit edin.
- Kesin kapalı olanlar: Antakya Ulu Camii (yeniden inşa halinde), Rum Ortodoks Kilisesi (yıkıldı), Aziz Simon Manastırı (hasarsız ama güvenlik gerekçesiyle kapalı).
- Üs: Antakya merkez ya da İskenderun. Konaklama kapasitesi deprem öncesinin yarısı civarında, erken ayırtın.
- Süre: 3 gün merkez ve kıyı için yeterli. Payas ve Yayladağı eklerseniz 4.
- Beklenti: her yerde inşaat, bazı yollarda toz ve trafik. Bu normal, kızmayın.
1. Hatay Arkeoloji Müzesi
Bu ile gelmek için tek bir sebep sayacak olsak burasını sayardık. Müze, Roma mozaiklerinin dünyadaki en geniş sergi alanlarından birine sahip: yaklaşık 120 panel halinde, Antiokheia'nın ve Daphne'nin villalarından sökülmüş zeminler. Bunlar dekoratif bezeme değil, resim. İkinci ve üçüncü yüzyıl ustaları taş küpleriyle gölge, kumaş kıvrımı, yüz ifadesi yapmışlar. Suppiluliuma heykeli, Antakya lahdi, on dört bine yakın sikke de aynı çatı altında.
Depremde bina kısmi hasar aldı ve yaklaşık dört yüz taşınabilir eser mühürlü kutularla Kırşehir'e taşınarak koruma altına alındı. Haberlere göre müze 2025'in ikinci yarısında onarımdan sonra yeniden ziyarete açıldı. Sergideki her parçanın yerinde olup olmadığını buradan garanti edemeyiz, o yüzden ziyaret gününüzü ve saatleri resmî kaynaktan teyit edin. Ama açık olduğu bir günde buraya girerseniz, ilde geçireceğiniz en dolu iki saati burada geçirirsiniz.
2. Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi
Hatay Arkeoloji Müzesi'yle karıştırılıyor ama ayrı bir kurum ve yaklaşık iki kilometre ötede, Haraparası'nda. Hikâyesi şu: burada bir otel yapılacaktı, temel kazısında altından şehir çıktı. Üst üste binmiş yerleşim katmanları, hamamlar ve tek parça olarak dünyanın en büyüğü sayılan bir mozaik zemin. Proje değiştirildi ve otel, buluntuların üzerine ayaklar üzerinde oturtuldu. Sonuç, kazının üstünde yürüdüğünüz, aşağıyı yukarıdan gördüğünüz bir müze.
Antakya'da bir şey kazmanın neden bu kadar zor olduğunu anlamak için iyi bir yer. Şehir Roma'dan beri defalarca yıkılmış ve her seferinde kendi enkazının üstüne yeniden kurulmuş, katmanlar bu yüzden bu kadar kalın. Üzerindeki otelin Eylül 2023'te yeniden açıldığı, müzenin de faaliyette olduğu bildiriliyor. Depremden sonra toprak altından çıkarılan eserlere ayrılmış bir sergi düzenlendiği de aktarıldı. Güncel durumu ve saatleri teyit edin.
3. St. Pierre Kilisesi
Habib-i Neccar dağının eteğinde, kayaya on üç metre oyulmuş bir mağara. İçeride taş bir sunak, dördüncü ve beşinci yüzyıla ait mozaik ve duvar resmi izleri, 1932'de konulmuş bir Petrus heykeli var. Cephe sonradan eklenmiş, asıl olan arkadaki boşluk. Bu mekânın önemi mimarisinden gelmiyor. Elçilerin İşleri'ne göre İsa'nın izleyicilerine ilk kez burada, Antiokheia'da Hristiyan dendi. Yani bu, bir dinin kendi adını aldığı şehir ve bu mağara o şehrin ilk toplanma yerlerinden biri sayılıyor.
Kilise depremlerde hasar gördü. Restorasyon çalışması tamamlandı ve ziyarete yeniden açıldığı bildirildi; Müze Kart geçtiği aktarılıyor. 2011'de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmıştı. Merkeze yaklaşık iki kilometre, yokuş var. Açılış durumunu resmî kaynaktan teyit edin, çünkü bu ildeki hiçbir açıklık kalıcı sayılmamalı.
4. Habib-i Neccar Camii
Anadolu'nun ilk camisi olarak anılan yapı. Kökeni yedinci yüzyıla dayanıyor ve adını, İncil ile Kuran'ın ortak anlatısındaki bir marangoza borçlu; hem Müslümanlar hem Hristiyanlar için anlamı olan az sayıdaki yapıdan biri. Kurtuluş Caddesi üzerinde, eski şehrin tam göbeğinde.
6 Şubat 2023'te büyük bölümü yıkıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü restorasyon sonrası 27 Aralık 2025'te yeniden ibadete açıldı. Yani bu rehberdeki en yeni açılış burası ve gittiğinizde göreceğiniz şey, kısmen yeni taş. Bunu bir eksiklik gibi anlatmanın anlamı yok: Antakya'da ayakta duran hemen her eski yapı, tarihinin bir noktasında aynı işlemden geçmiş. İbadete açık bir cami olduğunu unutmayın, namaz vakitlerine denk gelmemeye çalışın ve içeride sessiz olun. Ziyaret saatleri için teyit edin.
5. Antakya Ulu Camii
Bunu dürüstçe yazmak gerekiyor: gidip göreceğiniz bir cami yok. Memlükler tarafından 1268-1271 arasında yapılmış, on sekizinci yüzyılda büyük bir onarım geçirmiş, Hatay'ın en eski ve en büyük camisi sayılıyordu. 6 Şubat 2023'te tamamen yıkıldı. Kısmi hasar değil, yıkım.
Şu anda Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun biçimde yeniden inşa ediliyor. Yetkililer bunun teknik olarak restorasyon değil yeniden yapım olduğunu söylüyor, çünkü ortada onarılacak bir yapı kalmamıştı. Basına yansıyan bilgilerde harim ve minare bölümünün 26 Haziran 2026'da ibadete açılmasının hedeflendiği geçiyor. Bu bir hedef tarih, söz değil; inşaat takvimleri kayar. Koordinatı rehbere koyduk çünkü Ulu Cami'nin nerede durduğunu bilmek eski şehri okumanın parçası, ama bugün oraya giderseniz göreceğiniz şey bir şantiye. Açılıp açılmadığını resmî kaynaktan teyit etmeden yola çıkmayın.
6. Azizler Petrus ve Pavlus Rum Ortodoks Kilisesi
Antakya'nın çok kimlikli dokusunun en görünür simgelerinden biriydi. On dokuzuncu yüzyılın sonunda yapıldı, 1900'de açıldı ve Antakya Rum Ortodoks cemaatinin ana ibadet yeriydi. 6 Şubat 2023'te yıkıldı.
Bugün için durum şu: yeniden yapım henüz başlamadı. Kilise vakfı, bütçe yetersizliği ve ihale sürecindeki mevzuat sorunları nedeniyle işin ilerlemediğini bildirdi; vakıf bağış hesabı açtı ve World Monuments Fund yeniden yapım planlamasında ortak oldu. İlk değerlendirmelerde sürecin üç dört yıl alabileceği konuşulmuştu. 2025'te Tarsus, Adana ve Hatay bölgesi için yüz yıl aradan sonra yeniden bir Rum Ortodoks metropolitliği kuruldu ve bu, yeniden yapım sürerken bölgedeki kiliselerde ayin yapılabilmesinin önünü açıyor. Ziyaret edilecek bir yapı yok. Buraya pini, ilin bugünkü halinin dürüst bir parçası olduğu için koyduk.
7. Harbiye Şelaleleri
Antakya'dan sekiz kilometre güneyde, Defne ilçesinde. Antik adı Daphne ve klasik dünyada Antiokheia'nın bahçesi sayılıyordu; Roma'nın zengin ailelerinin yazlıkları buradaydı ve müzedeki mozaiklerin önemli bir kısmı bu villaların zeminlerinden geliyor. Yani şehirde gördüğünüz mozaiklerin evi burası. Platonun altından çıkan kaynaklar basamak basamak dökülüyor, sular sonra Asi Nehri'ne karışıyor. Defne ve çınar gölgesi, su sesi, serin hava.
20 Şubat 2023'teki Defne merkezli depremden sonra debinin düştüğü ve suyun renginin bozulduğu bildirildi; sonraki haberlerde suyun eski seviyesine döndüğü aktarıldı. Mesire alanındaki işletmelerin hangisinin çalıştığı dönemsel olarak değişiyor. Bir öğle yemeği ve iki saatlik serinleme için gelinir, yarım günlük bir program değil.
8. Aziz Simon Manastırı
Defne ile Samandağ sınırında, 479 metrelik bir tepede. Altıncı yüzyılda, sütun üzerinde yaşayan azizler geleneğinin kurucularından Simon adına yapılmış. Adamın hikâyesi şu: kırk beş yıl boyunca on metrelik bir taş sütunun tepesinde yaşamış ve o sütun hâlâ orada. Çevresinde kayaya ve kesme taşa oyulmuş kilise, vaftizhane, sarnıç ve kaya yüzeyine kazınmış haçlar var. Erken Hristiyan hac merkezlerinden biriydi.
Durum şöyle: yapı depremlerde hasar görmedi, bin beş yüz yıllık taş ayakta kaldı. Ama haberlere göre güvenlik gerekçesiyle ziyarete kapatıldı. Yani sağlam ama kapalı. Manzarası ve konumu nedeniyle rehbere koyduk, ancak yola çıkmadan önce açılıp açılmadığını mutlaka resmî kaynaktan teyit edin; dağ yolunu tırmanıp kapalı kapıya dönmek can sıkıcı.
9. Titus Tüneli ve Vespasianus
Samandağ'ın kuzeyinde, Çevlik'te. Roma'nın buradaki liman şehri Seleukeia Pieria'yı dağdan gelen sel ve alüvyon gömüyordu. Çözüm olarak dağın içinden bir su tüneli oyuldu ve dere bütünüyle limanın dışına alındı. Kapalı kısmı 130 metre, açık bölümlerle birlikte toplam yaklaşık 1.380 metre; yer yer yedi metre yüksekliğinde, altı metre genişliğinde. Bunun tamamı el aletiyle, kayanın içinden çıkarılmış. İçinden yürüyerek geçiliyor ve mühendislik ölçeğini ancak içine girince anlıyorsunuz.
İş Vespasianus döneminde başlatıldı, oğlu Titus döneminde sürdü ve adı buradan geliyor. 2014'te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı. Tünel çıkışına yaklaşık yüz metre mesafede, kayaya oyulmuş mezarların bulunduğu Beşikli Mağara var, birlikte gezilir. Ayakkabınız düzgün olsun, içerisi ıslak ve taşlar kaygan olabiliyor. Güncel ziyaret koşullarını teyit edin.
10. Çevlik Plajı
Titus Tüneli'nin hemen yanı, antik Seleukeia Pieria'nın kıyısı. Küçük bir liman koyu; Roma döneminde bu koy Antiokheia'nın denize açılan kapısıydı ve şehrin bütün ticareti buradan geçiyordu. Bugün balıkçı tekneleri ve mütevazı bir sahil var. Kum yerine daha çok çakıl ve kaya bekleyin.
Buraya yüzmek için ayrı bir yol yapmanın anlamı yok. Mantıklı olan, Titus Tüneli'ni gezdikten sonra aşağı inip suya girmek ve limanın taş kalıntılarının denizin içine doğru nasıl devam ettiğine bakmak. İki bin yıl önce buranın bir dünya limanı olduğunu düşünerek durmak, tünelde yürümüş olmanın anlamını tamamlıyor. Sahildeki işletmelerin durumu dönemsel, güncel bilgiyi yerinden alın.
11. Samandağ Plajı
Uzun, açık, kumul sahili. Türkiye'nin en geniş kıyı kumullarından birine sahip ve caretta caretta ile yeşil deniz kaplumbağasının yuvalama alanı. Yaz aylarında yuva koruma çalışmaları yapılıyor; işaretlenmiş alanların dışında kalın, gece ışık tutmayın, kumulun üstünde araç kullanmayın.
Burada dürüst olmamız gereken bir konu var: basında, sahilin bir kesimine deprem molozu döküldüğüne ve buna karşı çevre grupları tarafından nöbet tutulduğuna dair haberler yer aldı. Yani sahilin tamamı için tek bir cümle kurmak mümkün değil; hangi kesimin nasıl durumda olduğu değişiyor ve bunu uzaktan doğrulayamayız. Gideceğiniz noktayı yerel kaynaklardan sorun. Denizi ve gün batımı açısı gerçekten iyi, ama buraya bir tatil köyü beklentisiyle gelmeyin.
12. Arsuz Sahili
İskenderun körfezinin batı yakasında, dağın denize indiği yerde küçük bir kıyı kasabası. Hatay'ın en düzenli işleyen sahil yerleşimi ve ilin geri kalanına göre burada gündelik hayat daha az kesintiye uğramış durumda. Uzun bir sahil yürüyüşü, palmiyeli bir kordon, akşamüstü suya giren yerel halk.
Arsuz, Hatay'da denize girmek isteyenlerin gerçekçi seçeneği. Antakya'ya yaklaşık bir buçuk saat, İskenderun'a yarım saat. Bölgede turizm yatırımı sürüyor ve basında 2026 açılış hedefli yeni tesis haberleri geçiyor, ama şu an için yatak kapasitesi sınırlı, hafta sonu için erken ayırtın. Merkez gezisinden yorulduysanız bir gecelik nefes alma durağı olarak iyi çalışıyor. Konaklama açılış tarihlerini teyit edin.
13. İskenderun Sahili ve Atatürk Anıtı
İskenderun kordonu, depremin en somut fiziksel izlerinden birini taşıyor. 6 Şubat'ta kıyıda yaklaşık seksen santimlik bir çökme yaşandı ve deniz karaya yürüdü; ilçenin simgesi sayılan Anıt Meydanı uzun süre su altında kaldı. O görüntüler depremin ilk günlerinde bütün ülkede yayınlandı.
Bugün için durum daha iyi: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın kıyı düzenleme ve yenileme projesiyle alan yükseltildi ve yeniden düzenlendi. Anıt alanı kullanıma açıldı ve Ekim 2025'te, depremden yaklaşık iki yıl sonra ilk resmî tören burada yapıldı. Yeni kordonda sosyal donatılar var ve akşamüstü yürüyüşü yapılabiliyor. Şehir merkezine geldiyseniz burayı yürümek, ilin ne kaybettiğini ve neyi geri aldığını aynı anda görmenin en pratik yolu.
14. Bakras Kalesi
Belen geçidine, yani Amanoslar'ı aşıp Antakya ile İskenderun'u birbirine bağlayan tarihi boğaza tepeden bakan bir kale. Konumu her şeyi açıklıyor: bu geçidi tutan, Çukurova ile Suriye arasındaki yolu tutuyordu. Helenistik dönemde kurulmuş, sırasıyla Romalılar, Bizanslılar, Ermeniler ve Haçlılar kullanmış. Tapınakçılar Kalesi olarak da anılıyor, çünkü bir dönem Templar şövalyelerinin elindeydi.
Beklentinizi ayarlayın: burası düzenlenmiş, bileti ve tabelası olan bir ören yeri değil. Harap durumda bir kale ve yukarı çıkış tırmanış gerektiriyor. Deprem hasarına dair resmî bir bilgiye ulaşamadık, ki bu zaten bakımsız bir yapıda tek başına anlamlı bir cümle değil. Zemin, gevşek taş ve korkuluksuz kenarlar konusunda dikkatli olun, çocukla çıkmayın, yağmurlu günden sonra gitmeyin. Manzara için gidilir ve manzara hakkını verir.
15. Payas Kalesi ve Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi
İlin kuzey ucunda, İskenderun'un ötesinde. Buranın asıl meselesi kale değil, yanındaki külliye. Sokullu Mehmet Paşa'nın emriyle, 1568-1574 arasında Mimar Sinan tarafından yapılmış bir menzil külliyesi: kervansaray, hamam, medrese, cami ve bedesten tek bir programda. Bu, Osmanlı'nın Anadolu'yu Şam ve Mekke'ye bağlayan yolu nasıl işlettiğinin fiziksel karşılığı. Hacılar ve kervanlar burada konaklıyor, yıkanıyor, alışveriş yapıyordu.
Yanındaki Payas Kalesi Haçlılar tarafından kurulmuş, Osmanlılar tarafından onarılmış; sekiz kulesi ve savunma amaçlı su hendeği var. Külliye ile kaleyi birlikte gezmek yarım saat ile bir saat arası sürüyor. Antakya'dan buraya yaklaşık bir buçuk saat sürüyor, o yüzden Payas'ı tek başına bir gün yapmayın; İskenderun ve Arsuz ile aynı güne bağlayın. Açık olup olmadığını teyit edin.
16. Alalah (Tell Atchana)
Reyhanlı yakınında, Antakya'nın yaklaşık yirmi kilometre kuzeydoğusunda. Burası Antakya'dan çok daha eski bir hikâye: Tunç Çağı'nda, kabaca MÖ 2000-1200 arasında, Mukiş krallığının başkentiydi. Sarayları, tapınakları, surları vardı. On yedi arkeolojik katman kazıldı ve buradan çıkan Idrimi heykeli ile çivi yazılı tabletler bugün British Museum'da.
Şunu net söyleyelim: yaklaşık yirmi iki hektarlık bir toprak höyük göreceksiniz, ayakta duran bir yapı değil. Sütun yok, kemer yok. Kazı alanları, kesitler ve kerpiç izleri var. Arkeolojiye ilgi duymayan biri için burası bir tarladan farksız görünebilir, o yüzden herkese önermiyoruz. Ama bölgenin Roma'dan iki bin yıl önce de bir devlet merkezi olduğunu somut görmek istiyorsanız, Antakya dönüşü kısa bir sapma. Ziyaret koşullarını ve kazı sezonunu teyit edin.
17. Barlaham Manastırı
Yayladağı'nda, Keldağ'ın yamacında, zirvenin yaklaşık dört yüz metre altında. Bu, rehberdeki en zor pin ve bunu baştan söylüyoruz: manastıra ulaşmanın bilinen tek yolu Yeditepe'den başlayan, yaklaşık iki buçuk saatlik yaya tırmanış. Araçla gidilmiyor. Yerel adıyla Harabe Kilise ve gerçekten harap durumda.
Yer, Hitit döneminden beri kutsal sayılmış. Rivayete göre Aziz Barlaham dördüncü yüzyılda buraya gelmiş, tepedeki Zeus heykelini yıkmış ve bir manastır topluluğu kurmuş. Kazılarda İon, Roma ve Abbasi dönemlerine ait sikkeler bulunmuş; yapı 1268 civarında terk edilene kadar kullanılmış. Bugün gidilme sebebi mimari değil, Keldağ'ın tepesinden Amik ovasına ve Akdeniz'e bakan manzara ve tırmanışın kendisi. Suriye sınırına yakın bir bölge olduğu için rota ve izin durumunu yola çıkmadan önce yerel yetkililerden teyit edin, yalnız tırmanmayın.
Depremden sonra Hatay
Ne bekleyeceğinizi bilmeniz için birkaç somut şey.
Şehir bir şantiye. Antakya'nın eski merkezinde ve çevre ilçelerde inşaat sürüyor; toz, iş makinesi trafiği, kapalı sokaklar ve yön değiştiren yollar normal. Navigasyon uygulamaları burada zaman zaman yanılıyor, çünkü sokak dokusu değişti. Kurtuluş Caddesi'ndeki çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığı bildiriliyor; Uzun Çarşı esnafının bir bölümü geçici prefabrik yapılarda çalışmaya devam ediyor ve kalıcı çarşıya taşınma için 6 Şubat 2026 hedefi konuşuldu. Bu tarihlerin hedef olduğunu, gerçekleşmiş olmayabileceğini akılda tutun.
Konaklama sınırlı. Depremden önce ilde 224 tesis ve yaklaşık 14.500 yatak vardı; 99 tesis yıkıldı ve kapasite yaklaşık 7.500 yatağa düştü. 2025 sonu itibarıyla 45 yeni tesis inşa halinde. Pratik karşılığı şu: hafta sonu ve resmî tatillerde yer bulmak zor, fiyatlar kapasite darlığı nedeniyle beklediğinizden yüksek olabilir ve rezervasyonu erken yapmanız gerekiyor. Bulamazsanız İskenderun ve Arsuz alternatif.
Ziyaretçi olarak nasıl davranılır sorusunun cevabı basit. Yıkım alanları, moloz yığınları ve konteyner kentler sizin için fotoğraf konusu değil, insanların yaşadığı yerler. İnsanların evlerinin enkazını, konteyner kapılarını, oradaki gündelik hayatı izinsiz çekmeyin. Sohbet açılırsa açılır, siz açmayın; herkes o günü anlatmak zorunda değil. Ve gitmenin faydası soyut bir dayanışma jesti değil: künefeciye, otele, taksiciye, müze biletine ödediğiniz para doğrudan orada kalıyor. İlin turizm kapasitesi geri gelmeden ekonomisi de tam gelmiyor. Bu yüzden gitmek, doğru davranıldığında, işe yarıyor.
Nasıl gidilir
Uçakla. Hatay Havalimanı depremde hasar gördü ve kapandı, ardından onarılarak yeniden hizmete girdi. Ulaştırma Bakanlığı birinci etap çalışmalarının tamamlandığını açıkladı ve haftalık tarifeli sefer sayısı 21'den 52'ye çıktı. İstanbul (Sabiha Gökçen ve Esenboğa üzerinden bağlantılar), İzmir ve Ercan bağlantıları bildiriliyor. Havalimanı Antakya merkeze yaklaşık 25 kilometre; Havaş, toplu taşıma, taksi ve transfer seçenekleri var. Sefer durumunu bilet almadan önce teyit edin, tarife değişiyor.
Alternatif havalimanları. Adana Şakirpaşa ve Gaziantep, Hatay uçuşu bulunamadığında kullanılan iki seçenek. Adana'dan Antakya karayoluyla yaklaşık üç saat, Gaziantep'ten benzer. Uçuş seçeneği daha bol olduğu için bazen bu rota daha pratik çıkıyor.
Karayoluyla. Antakya'ya otobüs seferleri işliyor. Kendi aracınızla gelmek ilde en rahat seçenek, çünkü rehberdeki pinler dört bir yana dağılmış durumda: Samandağ batıda, Payas kuzeyde, Yayladağı güneyde. Toplu taşımayla Antakya merkez ve Harbiye rahat, Samandağ ve İskenderun mümkün, Bakras ve Barlaham fiilen zor. Araç kiralayacaksanız da erken ayırtın, ilde filo dar.
Ne zaman gidilir
İlkbahar en iyisi. Mart sonundan mayıs sonuna kadar hava ılık, ova ve dağ yeşil, Harbiye'nin suyu bol. Amanoslar'da ve Keldağ'da yürüyüş için de tek makul pencere bu.
Yaz sıcak ve nemli. Temmuz ve ağustosta Antakya'da öğle saatleri ağır geçiyor, nem körfez tarafında daha da yükseliyor. Bu aylarda gelecekseniz programı sabaha ve akşamüstüne yayın, öğleyi müzede ya da yemekte geçirin, denize Arsuz veya Samandağ tarafında girin. Kıyıda deniz sezonu uzun, ekim ortasına kadar sürebiliyor.
Sonbahar ikinci en iyi seçenek. Eylül sonundan kasım başına kadar sıcaklık makul, deniz hâlâ ılık ve kalabalık az. Kış ise ılık ama yağışlı; Antakya'da kar beklenmez, ancak yağmurlu günler bakımsız kaleleri ve dağ rotalarını riskli hale getiriyor. İnşaat nedeniyle çamur da kışın ayrı bir konu.
Ne yenir
Hatay mutfağı depremden çıkabilen mirasın en sağlam parçası ve bu abartı değil. Antakya 2019'da UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi alanında girdi. Depremden sonra esnafın bir bölümü için Odabaşı'nda Antakya Gastronomi Çarşısı kuruldu ve Eylül 2023'te açıldı; ilin yemek kültürü, mekânlarını kaybettiğinde bile devam etti.
Künefe. Hatay'ın imzası. Tel kadayıfın arasına tuzsuz, taze peynir konup sac üstünde iki taraflı kızartılıyor, üstüne şerbet dökülüp sıcak sıcak yeniyor. Peynirin uzaması ve kadayıfın çıtırlığı aynı anda tutturulduğunda iş tamam. Soğuğunu yemeyin, künefe bekleyen bir tatlı değil.
Hummus. Antakya'da hummus soğuk bir meze değil, sıcak servis ediliyor ve üzerine tereyağı ya da kavrulmuş kıyma geliyor. Türkiye'nin geri kalanında alıştığınız versiyonla aynı yemek olduğuna ilk kaşıkta ikna olmayabilirsiniz.
Oruk. İçli köftenin Hatay yorumu; bulgur kabuğun içinde kıyma, ceviz ve baharat. Sürk (çökelek benzeri, baharatlanıp kurutulmuş peynir), tepsi kebabı (fırında, patlıcanla ya da domatesle), kaytaz böreği, biberli ekmek, aşur, kabak tatlısı ve müceddere de listede olsun. Kahvaltıda sürk ve zahter arayın. Restoran adı vermiyoruz; ilde işletmeler hâlâ yer değiştiriyor, güncel bilgiyi yerinden alın.
Sık sorulan sorular
**Şu an Hatay'a gitmek uygun mu?** Evet, ama beklentiyi doğru kurmak şartıyla. İl ziyaretçi kabul ediyor, müzeler ve lokantalar çalışıyor, havalimanı açık ve turizmden gelen para toparlanmanın parçası. Buraya bozulmamış bir eski şehir görmeye gelirseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Mozaikler, mutfak ve kıyı için gelirseniz karşılığını alırsınız. Yıkım turizmi yapmayın, insanların yaşadığı yerleri fotoğraf konusu haline getirmeyin.
**Bugün kesin olarak ne açık?** Bildiğimiz kadarıyla açık: Hatay Arkeoloji Müzesi, Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi, St. Pierre Kilisesi ve 27 Aralık 2025'te ibadete açılan Habib-i Neccar Camii. Kapalı: Antakya Ulu Camii (yeniden inşa halinde), Rum Ortodoks Kilisesi (yıkıldı, yeniden yapım başlamadı), Aziz Simon Manastırı (hasarsız fakat güvenlik gerekçesiyle kapalı). Bu tablo değişiyor, o yüzden gitmeden önce her biri için resmî kaynaktan teyit edin.
**Kaç gün ayırmalıyım?** Üç gün dengeli bir program veriyor: bir gün Antakya merkez (iki müze, St. Pierre, Habib-i Neccar), bir gün Harbiye ile Samandağ ve Titus Tüneli, bir gün İskenderun, Bakras ve Arsuz. Payas ve Reyhanlı'yı da eklerseniz dördüncü gün gerekiyor. Barlaham tırmanışı yapacaksanız ona tam bir gün ayırın.
**Araç olmadan gezilir mi?** Kısmen. Antakya merkezdeki her şey yürüme ve kısa taksi mesafesinde, Harbiye ve İskenderun toplu taşımayla ulaşılabiliyor, Samandağ mümkün. Ama Bakras Kalesi, Payas, Alalah ve Barlaham için araç gerekiyor. Araçsız gelecekseniz programı merkez, Harbiye ve Samandağ üçgenine kurun.
**Deprem bölgesinde konaklama bulunur mu?** Bulunur ama dar. Yatak kapasitesi deprem öncesinin yaklaşık yarısı ve yeni tesisler henüz inşa halinde. Hafta sonu ve tatil dönemlerinde önceden ayırtmadan gelmeyin. Antakya'da yer bulamazsanız İskenderun ve Arsuz gerçekçi alternatifler.
**Çocukla gidilir mi?** Merkez programı çocukla yapılabilir; müzeler ve Harbiye sorunsuz. Titus Tüneli'nde zemin ıslak ve kaygan olabiliyor, dikkat gerekiyor. Bakras Kalesi'ni ve Barlaham tırmanışını çocukla önermiyoruz. Ayrıca şehirde inşaat alanlarının çokluğu nedeniyle çocuğu serbest bırakmayın.
Planlama Soruları
Hatay rehberi ne anlatıyor?
Hatay'ı Arkeoloji Müzesi mozaikleri, St. Pierre, Samandağ ve Antakya mutfağıyla, 2023 depremi sonrası güncel durumu saklamadan planlayan rehber.
Hatay için 4K yürüyüş videosu izleyebilir miyim?
Evet. Sayfa, Hatay rotasını gitmeden önce büyük ekranda önizleyebilmeniz için ilgili Travel Walk Tours videolarına bağlanır.
Bu sayfayı gezi planında nasıl kullanmalıyım?
Önce hızlı cevabı okuyun, rota notlarını inceleyin, ardından ilgili şehir sayfası ve yürüyüş videolarıyla sokak dokusu, süre, manzara ve yakın rehberleri karşılaştırın.