Samsun'da Gezilecek Yerler: Bandırma Vapuru, Amazon Köyü ve Kızılırmak Deltası
Samsun'u Bandırma Vapuru replikası, Amazon Köyü, Kızılırmak Deltası kuş cenneti ve Amisos Tepesi ile planlayan rehber.
Haritada gezilecek yerler
16 noktaNumaralar yazıdaki sıralamayla eşleşir. Pin’e dokunup yol tarifi alabilirsiniz.
--- title: "Samsun gezi rehberi: Bandırma Vapuru, 19 Mayıs rotası, Amisos ve Kızılırmak Deltası" description: "Samsun için dürüst bir rehber: Bandırma Vapuru replikası ve 19 Mayıs rotası, Gazi Müzesi, Amisos Tepesi ve Amisos Hazinesi, Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, Havza, Ladik ve Şahinkaya Kanyonu. Kime uygun, ne zaman gidilir, ne yenir." city: "Samsun" lang: "tr" ---
Samsun: Cumhuriyet'in başladığı liman
19 Mayıs 1919 sabahı Mustafa Kemal, Bandırma adlı küçük bir vapurla Samsun'a çıktı. Resmî görevi 9. Ordu müfettişi olarak bölgedeki düzeni sağlamak ve Osmanlı birliklerinin terhisini denetlemekti. Yaptığı şey başkaydı. Bu tarih Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı sayılıyor ve Türkiye'de resmî bayram. Samsun'un bugün Türkiye için taşıdığı anlamın neredeyse tamamı bu tek güne bağlı.
Şehrin kendisi bunu söylemekte gecikmiyor. Karşınızda bir liman kenti var: yük gemileri, tersane, tütün ve gübre sanayisinin izleri, geniş bulvarlar, apartman blokları. Samsun bir tatil kasabası değil, çalışan ve büyüyen bir il merkezi. Karadeniz'in o meşhur yeşil dağları, sisli yaylaları, dere kenarındaki ahşap evleri burada değil; onlar doğuda, Ordu'dan sonra başlıyor ve Rize'ye doğru güzelleşiyor. Samsun ise ovanın üstünde kurulmuş, düz, geniş ve rüzgârlı. Sahil şeridi bakımlı, yürünüyor, ama İtalya değil.
Kime uygun? Cumhuriyet'in kuruluşuyla ilgilenen herkese. 19 Mayıs'ta buraya gelen Türkiyeli ziyaretçiye, ki her yıl on binlerce kişi bunu yapıyor. Kuş gözlemcilerine, çünkü Kızılırmak Deltası Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından biri. Bunların dışında yabancı bir gezginin Samsun'a gelmek için güçlü bir sebebi olmayabilir, ve bunu baştan söylemek daha dürüst. En sık yapılan hata da tam burada: insanlar Karadeniz'e gidiyorum diyerek Samsun'a iniyor, Ayder'i ya da Uzungöl'ü hayal ediyor, sonra bir limanla karşılaşıp hayal kırıklığına uğruyor. Samsun o şehir değil. Samsun tarih için gelinen bir yer.
Hızlı cevap
Samsun, 19 Mayıs rotasını bir günde yürüyerek, il geneline yayılan Kızılırmak Deltası ve Havza gibi çıkışları ayrı günlere bölerek gezilen bir yer. Merkez için bir tam gün yeter, il geneli için üç gün.
- Merkez: Bandırma Vapuru, Gazi Müzesi, Onur Anıtı, Panorama ve Arkeoloji Müzesi. Vapur dışındakiler yürüme mesafesinde, hepsi bir güne sığıyor.
- Doğa: Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti tek başına bir gün. Ciddi bir kuş alanı, sıradan bir mesire yeri değil.
- İç kesim: Havza, Ladik ve Vezirköprü üçlüsü ayrı bir gün, araçla. Şahinkaya Kanyonu buranın en gösterişli manzarası.
- Deniz: Atakum'da yürüyüş ve halk plajları var. Denizi serin, dalgası çok. Tatil beklentisiyle gelmeyin.
- 19 Mayıs: şehrin en kalabalık günü ve aynı zamanda bütün mesele. Kalabalıktan kaçmak isteyen başka gün gelsin, ama töreni görmek isteyen tam o gün gelsin.
1. Bandırma Vapuru ve Millî Mücadele Parkı
İlin en önemli yeri burası ve baştan bir şeyi bilmeniz gerekiyor: gördüğünüz gemi orijinal değil, replika. Asıl Bandırma vapuru 1925'te sökülüp hurdaya ayrıldı. 1999'da birebir kopyasının yapılması için proje başlatıldı, inşa 2001'de tamamlandı ve müze 18 Mayıs 2003'te açıldı. Bunu bilmek geziyi bozmuyor, tersine dürüst kılıyor.
Gemi Canik'te, sahilde, açık hava müzesinin ortasında duruyor. İçinde altı bölüm var: yemek salonu, yatak odası, sergi salonu, kaptan köşkü, kaptan kamarası ve mutfak. Mustafa Kemal ve on sekiz arkadaşını temsil eden balmumu heykeller yerleştirilmiş. Geminin küçüklüğü asıl etkiyi yaratan şey; bu kadar dar bir güvertede Karadeniz'i geçtiklerini düşünmek, olayı ders kitabındaki cümleden çıkarıp somut hale getiriyor.
Park sadece gemiden ibaret değil. On kabartmadan oluşan bir Millî Mücadele panoraması, yedi figürlü bir anıt ve İzmir'in kurtuluşunu anlatan uzun bir seramik kabartma duvarı var. Bin iki yüz şehidin adının yazılı olduğu bir kitabe de burada. Giriş ve ziyaret saatleri için resmî kaynaktan teyit edin.
2. Onur Anıtı ve Cumhuriyet Meydanı
Şehrin göbeğinde, atının üstünde şaha kalkmış bir Atatürk heykeli duruyor. Onur Anıtı, Samsun'un simgesi ve her 19 Mayıs'ta törenlerin toplandığı yer. Heykel 1932'de dikildi ve Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel'in eseri; Türkiye'nin erken Cumhuriyet dönemindeki anıt heykel geleneğinin önemli örneklerinden biri.
Anıtın durduğu Cumhuriyet Meydanı, sıradan bir gün sıradan bir meydan. Etrafında bankalar, dükkânlar, geçen insanlar. Kimse durup bakmıyor, çünkü burada yaşayanlar için bu heykel sadece buluşma noktası. Bu sıradanlık aslında ilginç: bir ulusun kuruluş anını simgeleyen nesne, günlük hayatın içinde eriyip gitmiş.
19 Mayıs'ta ise meydan tanınmaz halde. Bayraklar, kortejler, öğrenciler, resmî geçit. Şehrin bütün ulaşımı o gün buraya göre planlanıyor. Hangisini görmek istediğinize göre tarih seçin. Meydan Gazi Müzesi'ne ve Panorama'ya birkaç dakika yürüme mesafesinde, yani 19 Mayıs rotasının doğal başlangıcı burası.
3. Gazi Müzesi
Bu bina 1902'de Mıntıka Palas adıyla otel olarak yapıldı. Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktığında burada kaldı ve 25 Mayıs'a kadar, yani yaklaşık altı gün, burayı karargâh olarak kullandı. Bina 5 Ekim 1940'ta Samsun Belediyesi tarafından müzeye çevrildi ve halka açıldı.
İki katlı, 509 metrekarelik, tuğla duvarlı bir yapı. İçerisi o altı günü yeniden kurgulamaya çalışıyor: çalışma odası, yatak odası, dönemin eşyaları, belgeler. Yılda yaklaşık yüz bin kişi geliyor, ki bu bir il müzesi için ciddi bir rakam ve Samsun'un neden ziyaret edildiğini tek başına açıklıyor.
Müzenin değeri koleksiyonunda değil, mekânında. Burası kararların alındığı yer. Samsun'a çıkan bir paşanın, önündeki birkaç günü nasıl geçirdiğini ve İstanbul'dan gelen telgraflara ne cevap verdiğini bu odalarda düşünmek, geminin güvertesinde durmaktan farklı bir etki bırakıyor. Küçük bir müze, kırk dakikada geziliyor. Güncel saatler için resmî kaynaktan teyit edin.
4. Panorama Samsun Dijital Gösterim Merkezi
15 Mayıs 2018'de Panorama 1919 Müzesi adıyla açılan bu merkez, Millî Mücadele'yi iki ayrı yöntemle anlatıyor: dijital gösterim ve diyorama. Balmumu figürlerle kurulmuş sahneler, dönemin olaylarını sırayla veriyor. Kızılca Gün Diyoraması adlı büyük yağlı boya çalışması merkezin en dikkat çeken parçası.
Bu tür merkezler tartışmalı olabiliyor. Kimi ziyaretçi için tarih anlatmanın en erişilebilir yolu, kimi için müzeden çok bir gösteri. İkisi de doğru. Çocuklu ailelerle geliyorsanız burası Gazi Müzesi'nden daha kolay hazmediliyor, çünkü anlatı hazır sunuluyor ve görsel. Tarihi kendi başınıza kurmak isteyen biriyseniz gemi ve müze size daha çok şey söyleyecek.
Merkez, Cumhuriyet Meydanı'nın hemen kuzeyinde, yürüme mesafesinde. 19 Mayıs rotasını yaparken sıraya sokmak kolay ve yarım saatte bitiyor. Giriş ücreti ve saatler zaman içinde değiştiği için resmî kaynaktan teyit edin.
5. Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
Şehrin en ciddi müzesi burası ve gelme sebebi Amisos Hazinesi. Amisos Tepesi'ndeki kurtarma kazılarında çıkan altın takılar, işlenmiş eserler ve Helenistik dönem buluntuları bu müzede sergileniyor. Pontus Krallığı'nın üst düzey bir ailesine ait olduğu düşünülen bu buluntular, Samsun'un 1919'dan çok daha eski bir katmanı olduğunu hatırlatıyor.
Müzenin ikinci gücü etnografya bölümü. Karadeniz'in kıyı kesimine ait giysiler, günlük eşyalar, dokumalar. Bunlar bir şehrin sanayi limanına dönüşmeden önceki halini gösteriyor. Tütün, balıkçılık ve el işi; Samsun'un bugünkü siluetinden okunamayan bir hayat.
Müze küçük ve merkezde, Cumhuriyet Meydanı'nın yanı başında. Bir buçuk saat ayırmak yeterli. Türkiye'nin en zengin arkeoloji müzelerinden biri değil, bunu abartmayalım; ama Amisos Hazinesi'ni görmeden Samsun'un antik geçmişi soyut bir bilgi olarak kalıyor. Gemiyi ve Gazi Müzesi'ni gezdikten sonra buraya uğramak, şehri tek bir güne indirgemekten kurtarıyor.
6. Amisos Tepesi
Amisos, Samsun'dan önceki şehir. Yunan kolonistleri MÖ 670 dolaylarında bu kıyıya yerleşti ve kurdukları kent Amisos adıyla anıldı; VI. Mithridates döneminde ciddi bir imar hareketi gördü. Bugünkü Samsun'un altında ve yanında duran bu antik yerleşimin en somut izi Amisos Tepesi.
Tepe aslında bir tümülüs alanı, yani toprak yığınının altına gizlenmiş mezar odaları. Baruthane Tepesi adıyla da biliniyor. 28 Kasım 1995'te keşfedildi, MÖ 3. yüzyıla tarihleniyor ve Pontus Krallığı'nın yönetici sınıfından bir aileye ait olduğu düşünülüyor. Sistematik kazılar 2004-2005 ve 2008 yıllarında yapıldı; ünlü Amisos Hazinesi buradan çıktı.
Tepe şehir merkezinin 4 kilometre batısında, Samsun-Sinop yolu üzerinde, İlkadım sınırlarında. Yükseklikten şehir ve liman aşağıda kalıyor, deniz açılıyor. Manzarası Samsun'un en iyi manzarası, ki bu şehirde rekabetin çok yoğun olmadığını da söyleyelim. 2008 restorasyonundan sonra ziyarete açıldı.
7. Batıpark, Amazon Köyü ve teleferik
Amisos Tepesi'ne çıkmanın en kolay yolu buradan geçiyor: Batıpark ile tepe arasında 323 metre uzunluğunda bir teleferik var. Kısa bir hat, ama sahilden tümülüse çıkarken şehri yukarıdan görmenizi sağlıyor.
Batıpark'ın kendisi 825.000 metrekarelik büyük bir sahil parkı, İlkadım'da. İçinde yapay bir ada var ve adanın üstünde Amazon Köyü kurulmuş. Amazonlar, antik kaynaklarda Karadeniz kıyısında, Terme çevresindeki Themiskira'da yaşadığı düşünülen efsanevi kadın savaşçılar. Köy tamamen yapay: Ondokuz Mayıs Üniversitesi ile belediyenin yazışmaları sonucu, yaklaşık 2,5 dönümlük alanda kurulmuş, içinde Amazonları temsil eden balmumu figürler, kabartmalar ve günlük eşyalar var.
Burayı bir arkeoloji alanı sanmayın, öyle bir iddiası da yok. Belediyenin efsaneyi turizme çevirme denemesi. Çocuklu aileler için işe yarıyor, tarih meraklısı için değil. Parkın geri kalanında piknik alanları, seyir terasları, 730 metrelik bir kanal ve kano imkânı var. Sahilde yürümek isteyene iyi bir bölüm.
8. Saathane Meydanı ve Samsun Saat Kulesi
Samsun'un Osmanlı katmanı burada, ve dürüst olmak gerekirse çok ince bir katman. Şehir sanayi ve liman büyümesiyle eski dokusunun büyük bölümünü kaybetti. Geriye Saathane Meydanı ve çevresindeki birkaç yapı kaldı.
Saat kulesi meydanın ortasında duruyor. Etrafında Büyük Cami, Pazar Camii, Kale Camii ve Samsun Bedesteni gibi yapılar var; hepsi birbirine yakın, yarım saatte dolaşılıyor. Samsun Kalesi'nden geriye kalan iz de bu bölgede. Kalenin büyük kısmı yok artık.
Buranın çekiciliği anıtlarda değil, sokakta. Burası şehrin gerçekten alışveriş yaptığı, çay içtiği, işini yürüttüğü bölge. Bakırcılar, hırdavatçılar, manifaturacılar kendi sokaklarında toplanmış durumda. 19 Mayıs rotasını bitirdikten sonra buraya inip bir çay içmek, Samsun'u törenlerin dışında bir yer olarak görmenin en kolay yolu. Kalabalık saatler öğleden sonra. Turistik bir çarşı beklemeyin, öyle bir yer değil.
9. Atakum Sahili
Şehrin batısında, Atakum boyunca uzun bir sahil bandı var. Yürüyüş yolu, bisiklet şeridi, halk plajları, çay bahçeleri. Samsunlular akşamüstü buraya iniyor ve sahil boyunca yürüyor; şehrin en canlı olduğu saatler bunlar.
Beklentinizi ayarlayın. Karadeniz burada serin, çoğu gün dalgalı ve akıntılı. Yaz ortasında bile su sıcaklığı Ege veya Akdeniz'in yanına yaklaşmıyor. Kum koyu renkli ve iri taneli. Denize girmek mümkün, ama Samsun bir plaj tatili yeri değil ve kendini öyle de satmıyor. Akıntı konusunda ciddi olun; bayrak ve uyarı levhalarına bakın, boş sahilde tek başınıza girmeyin.
Sahilin asıl değeri yürüyüş. Batıpark'tan başlayıp Atakum boyunca kilometrelerce devam edebilirsiniz, deniz solunuzda, şehir sağınızda. Bir liman kentinin akşamını görmek için bundan iyi bir yol yok. Gün batımı burada iyi, çünkü kıyı batıya bakıyor.
10. Tekkeköy Mağaraları Arkeoloji Vadisi
Şehrin doğusunda, Tekkeköy ilçesinde, Karadeniz Bölgesi'nin bilinen en eski insan yerleşimi var. Mağaralarda bulunan buluntular MÖ 60.000 ile MÖ 15.000 arasına tarihleniyor, yani Paleolitik döneme. Bu, Samsun'un 1919 ile başlayan hikâyesinin ne kadar geç bir bölüm olduğunu gösteriyor.
Vadi bugün arkeolojik sit alanı ve açık hava müzesi olarak düzenlenmiş. Kaya sığınakları, mağara girişleri ve yürüyüş yolları var. Alanda bir müze evi bulunuyor ve buluntuların bir kısmı burada sergileniyor. Çocuklara yönelik ekolojik oyuncak müzesi de aynı alanda.
Beklenti meselesi burada da geçerli. Bu Göbeklitepe değil; mağaralar mütevazı, düzenleme belediye işi ve zaman zaman fazla parkvari. Ama Karadeniz kıyısında altmış bin yıl önce insan yaşadığını gösteren somut bir yer ve Türkiye'de bunun örneği az. Meraklısı için bir saat. Şehir merkezine yaklaşık yarım saat mesafede, araçla kolay.
11. Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti
Samsun'un doğa tarafındaki en güçlü kartı burası ve abartı değil. Kızılırmak'ın Karadeniz'e döküldüğü yerde, taşıdığı alüvyonların oluşturduğu Bafra Ovası'nda kurulan delta, Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından biri. Bafra, Ondokuzmayıs ve Alaçam ilçelerine yayılıyor.
Rakamlar meseleyi anlatıyor. Delta 15 Nisan 1998'de Ramsar alanı ilan edildi, koruma altındaki bölümü 21.700 hektar, toplam alan 56.000 hektar. Bugüne kadar 352 kuş türü kaydedilmiş, yani Türkiye'de görülen yaklaşık 465 türün dörtte üçü. Kışın 50.000 ile 100.000 arasında su kuşu burada konaklıyor.
UNESCO konusunda net olalım: delta 2016'da Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı, asıl listeye girmedi. Yerel kurumların adaylık çalışması sürüyor. Yani "UNESCO Dünya Mirası" diye anlatan kaynaklara güvenmeyin, henüz aday statüsünde.
Kuş gözlemi yapıyorsanız burası tek başına Samsun'a gelmenizi haklı çıkarır. Yapmıyorsanız, geniş ve düz bir sulak alan göreceksiniz. Dürbün getirin, sabah erken gidin, kışı ve göç dönemlerini tercih edin.
12. Havza kaplıcaları ve Atatürk Evi
Havza, Samsun'un 84 kilometre güneyinde, Amasya'ya ise sadece 44 kilometre mesafede. İlçe 1925'te Amasya'dan alınıp Samsun'a bağlandı, yani bugün kesinlikle Samsun ili sınırlarında. Coğrafi olarak Amasya'ya daha yakın durması bu yüzden.
Buraya gelme sebebi çift taraflı. Birincisi tarih: Mustafa Kemal, Samsun'dan sonra 25 Mayıs 1919'da Havza'ya geldi ve 13 Haziran'a kadar, yani yaklaşık üç hafta burada kaldı. Bu süre içinde 28 Mayıs 1919'da Havza Genelgesi yayımlandı, ilk Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti burada kuruldu ve Gençlik Marşı ilk kez burada söylendi. Kaldığı bina eski Mesudiye Oteli; 1994'te müze oldu, 2002'de yeniden düzenlenerek Mustafa Kemal Paşa'nın Havza Karargâhı adını aldı.
İkincisi kaplıcalar. Havza'nın sıcak suları yaklaşık iki bin yıldır kullanılıyor; Strabon bunlardan Phazemonitis sıcak su kaynakları diye söz ediyor. Sularda arsenik, demir ve bikarbonat var. Beş ana hamam bulunuyor; bunlardan Büyük Hamam'ın 1256'da Selçuklu Sultanı II. Mesud döneminde yapıldığı kabul ediliyor. Sağlık iddiaları konusunda ihtiyatlı olun, tesis ve fiyat bilgisi için resmî kaynaktan teyit edin.
13. Ladik Gölü
Samsun'un güneyinde, Ladik ilçe merkezinin doğusunda, Akdağ'ın eteğinde 870 hektarlık bir göl var. Tektonik bir göl, yani yer hareketleriyle oluşan çukurun suyla dolmasıyla meydana gelmiş; baraj değil, doğal. Yaklaşık 7 kilometre uzunluğunda ve 2 kilometre genişliğinde.
Göl su kuşları açısından önemli kuş alanı sayılıyor. Kızılırmak Deltası kadar zengin değil ama Ladik'e kadar gelmişseniz dürbününüzü çıkarmaya değer. Etrafı dağ ve orman; Akdağ kuzey kıyı bölgesinden görünüyor ve manzaraya derinlik veriyor.
Buranın Samsun sahilinden farkı iklim ve peyzaj. Ladik iç kesimde, yükseklikte, kışları soğuk ve sisli. Yaz aylarında sahildeki nemden kaçmak için gelinen bir yer. Göl çevresinde yürüyüş yapılabiliyor, çay bahçeleri ve balık lokantaları var. Sakin, kalabalık olmayan, mütevazı bir durak. Buraya günü kurtarmak için değil, Ambarköy ve Havza ile birleştirdiğiniz bir iç kesim turunun parçası olarak gelin.
14. Ambarköy Açık Hava Müzesi
Ladik'te, gölün batısında, tuhaf ve iyi bir fikir var. Ambarköy, Osmanlı dönemi ahşap mimarisinin örneklerini sergilemek için kurulmuş bir açık hava müzesi. 2010'da Ladik Belediyesi öncülüğünde başladı, 2013'te açıldı ve bugün Samsun Büyükşehir Belediyesi işletiyor.
Asıl ilginç tarafı yapım yöntemi. Köy, yüz elli kişi ve kurumun bağışladığı ahşap yapı elemanlarıyla kuruldu. Yani buradaki evler maket değil, farklı yerlerden getirilip yeniden kurulmuş gerçek yapılar. En eskisi 17. yüzyıla tarihleniyor. Alanda evler, dükkânlar, okul, ambarlar, değirmen, saat kulesi ve cami var. Ladikli ressam Hüseyin Avni Lifij'e ayrılmış ayrı bir müze de bulunuyor.
Kaynaklar buranın dünyadaki ilk ahşap açık hava müzesi olduğunu söylüyor; bu iddiayı doğrulayacak durumda değiliz ve şüpheyle karşılamak makul. Ama iddiadan bağımsız olarak, kaybolan bir yapı geleneğini tek bir alanda toplaması Ambarköy'ü Samsun'un en özgün duraklarından biri yapıyor.
15. Şahinkaya Kanyonu
Samsun'un en gösterişli doğal manzarası, kıyıdan uzakta, Vezirköprü'de. Şahinkaya Kanyonu yaklaşık 1.500 metre uzunluğunda ve 324 metre yüksekliğinde; kaynaklar bunu Türkiye'nin ikinci büyük kanyonu olarak tanımlıyor.
Kanyonun tabanında akan bir dere yok, Altınkaya Barajı'nın gölü var. Yani gördüğünüz manzara doğal kaya duvarları ile insan yapımı su seviyesinin birleşimi. Bu onu daha az etkileyici yapmıyor ama ne olduğunu bilerek bakmak daha doğru. Kanyon 2012'de turizm alanı, 2015'te tabiat parkı ilan edildi.
Gezmenin yolu tekne. Samsunum-3 adlı gezi teknesiyle kanyonun içine giriliyor ve duvarlar tepenizde yükseliyor. Seferler mevsime ve suya göre değişiyor; kalkış saatleri ve ücretler için resmî kaynaktan teyit edin. Yukarıdan bakan seyir noktaları da var. Bölgede Falcon Fest adında ekstrem sporlar festivali düzenleniyor. Vezirköprü şehir merkezine uzak, günü buraya ayırın.
16. Oymaağaç Höyüğü (Nerik)
Bu son durak herkese göre değil, baştan söyleyelim. Vezirköprü yakınlarındaki Oymaağaç Höyüğü, Hititlerin kutsal kenti Nerik olduğu kabul edilen bir kazı alanı. Nerik, Hitit metinlerinde fırtına tanrısına adanmış önemli bir dinî merkez olarak geçiyor ve yeri uzun süre tartışmalıydı; buradaki kazılar tanımlamayı büyük ölçüde çözdü.
Gördüğünüz şey ise bir höyük: kazı sektörleri, açılmış duvar temelleri, işaretlenmiş alanlar. Piramit yok, tapınak sütunu yok. Hitit arkeolojisini takip etmiyorsanız burası size toprak yığınından fazlası gelmeyecek. Takip ediyorsanız, Anadolu'nun kuzey sınırındaki Hitit varlığının en somut kanıtlarından birinin üstünde duruyorsunuz demektir.
Kazı alanları sezona göre açık ya da kapalı olabiliyor, ziyaret koşullarını resmî kaynaktan teyit edin. Yol tabelası zayıf, gitmeden önce konumu haritada işaretleyin. Şahinkaya Kanyonu ile aynı gün, aynı rota üzerinde birleştirmek mantıklı; ikisi de Vezirköprü'de ve birbirine yakın.
19 Mayıs rotası
Samsun'a bir gün ayıracaksanız bu rota yeterli. Sırayla ve yürüyerek yapmak mümkün, tek istisna gemi.
Sabah Bandırma Vapuru ile başlayın. Canik'te, merkeze birkaç kilometre uzakta, taksi ya da toplu taşımayla gidiliyor. Geminin küçüklüğünü ve replika olduğunu bilerek çıkın güverteye. Millî Mücadele Parkı'nı da dolaşın, kabartmalar ve anıt burada.
Sonra merkeze dönün ve Cumhuriyet Meydanı'nda Onur Anıtı'nın önünde durun. Buradan sonra her şey yürüme mesafesinde. Gazi Müzesi meydanın birkaç yüz metre batısında; Mustafa Kemal'in 19-25 Mayıs 1919 arasında kaldığı otel. Panorama Samsun meydanın kuzeyinde. Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ise meydanın yanı başında ve rotanın 1919'dan çıkıp Amisos'a geçtiği yer.
Sıralamanın anlamı şu: gemi geliş, otel karar, anıt sonuç. Bu üçlüyü bu sırayla gezdiğinizde 19 Mayıs bir bayram tarihinden çıkıp bir kronoloji haline geliyor. Öğleden sonra vaktiniz kalırsa Amisos Tepesi'ne teleferikle çıkın ve şehre yukarıdan bakın. Havza'yı da eklemek isteyenler için o ayrı bir gün, çünkü hikâye Samsun'da bitmiyor, 25 Mayıs'ta Havza'da devam ediyor.
Nasıl gidilir
Havayolu en pratik seçenek. Samsun-Çarşamba Havalimanı şehir merkezinin doğusunda, yaklaşık 25 kilometre mesafede. İstanbul ve Ankara'dan tarifeli seferler var, sezona göre başka hatlar da açılıyor. Havalimanından merkeze havaş servisi, taksi ve toplu taşıma ile ulaşılıyor. Güncel sefer ve tarife bilgisi için resmî kaynaktan teyit edin.
Karayoluyla Ankara'dan yaklaşık 420, İstanbul'dan yaklaşık 730 kilometre. Amasya'dan geliyorsanız 130 kilometre civarında ve yol Havza'dan geçiyor; bu ikisini birleştirmek çok mantıklı. Sinop batıda, Ordu doğuda, ikisi de sahil yolu üzerinde. Otobüs ağı geniş, tüm büyük şehirlerden sefer var.
Şehir içinde hafif raylı sistem sahil boyunca uzanıyor ve merkezle Atakum'u bağlıyor; günlük gezide işe yarıyor. Ama il geneli için araç şart. Kızılırmak Deltası, Havza, Ladik ve Vezirköprü'ye toplu taşımayla gitmek teorik olarak mümkün, pratikte gününüzü yiyor. Vezirköprü merkeze 100 kilometrenin üzerinde ve dağ yolu; kışın hava durumuna bakın.
Ne zaman gidilir
19 Mayıs Samsun'un hem en kalabalık günü hem de bütün mesele. Şehir bayrağa boğuluyor, törenler yapılıyor, konaklama doluyor ve fiyatlar artıyor. Töreni görmek istiyorsanız tam o gün gelin ve konaklamayı çok önceden ayarlayın. İstemiyorsanız o haftadan kaçının, çünkü müzeler kalabalık ve merkez trafiğe kapalı olabiliyor.
Onun dışında en iyi dönem mayıs sonundan eylül sonuna kadar. Karadeniz iklimi burada yumuşak ama nemli; yaz sıcak ve bunaltıcı olabiliyor, deniz yine de serin kalıyor. Yağmur her mevsim ihtimal dahilinde, yanınıza bir şey alın.
Kuş gözlemi için takvim tamamen farklı. Kızılırmak Deltası'nda asıl hareket kış aylarında ve göç dönemlerinde, yani sonbahar ile ilkbaharda. Kışın 50.000'i aşan su kuşu burada. Yani deltayı ciddiye alıyorsanız yaz en kötü tercihiniz.
Kış merkez için ölü sezon. Şehir çalışmaya devam ediyor ama gezilecek pek bir şey kalmıyor, hava kapalı ve rüzgârlı. İç kesimde, Ladik ve Vezirköprü'de kış sert; yollar sorun çıkarabiliyor.
Ne yenir
Samsun pidesi burada bir kurum. İnce, uzun, kayık biçiminde açılıyor ve içine kıyma ya da kaşar konuyor. Karadeniz'in başka şehirlerindeki pidelerden daha ince ve daha uzun; şehirde pideci sayısı ciddi ve yerel halk bu konuda oldukça iddialı. Şehre gelip pide yememek zor.
Hamsi mevsim işi. Kasımdan şubata kadar Karadeniz'in balığı bu ve Samsun kıyısında da öyle. Tavası, buğulaması, pilavı, hatta ekmeği yapılıyor. Yazın hamsi arıyorsanız bulacağınız şey dondurulmuş olacaktır; mevsiminde gelin ya da başka balığa yönelin.
Terme, ilin doğusunda bir ilçe ve adı yöresel mutfakta geçiyor. Bölgenin sebze ve ot kültürü buradan besleniyor. Karalahana çorbası, mısır ekmeği ve kaymaklı sütlaç Karadeniz mutfağının Samsun'daki uzantıları.
Bir de şunu söyleyelim: Samsun büyük bir şehir ve yemek sahnesi turist için değil, burada yaşayanlar için kurulmuş. Bu iyi bir şey. Fiyatlar makul, porsiyonlar büyük, gösteriş az. Mekân ismi vermiyoruz, çünkü bu liste hızlı eskiyor; çarşıda kalabalık olan yere girin.
Sık sorulan sorular
**Bandırma Vapuru orijinal mi?** Hayır, replika. Asıl vapur 1925'te söküldü. Bugün Samsun'da gördüğünüz gemi, orijinal projesi kaynak alınarak yapılan birebir kopya; inşası 2001'de tamamlandı, müze 18 Mayıs 2003'te açıldı. Bu bilgiyi baştan bilmek geziyi daha anlamlı kılıyor.
**Kızılırmak Deltası UNESCO Dünya Mirası mı?** Henüz değil. Delta 2016'da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı, asıl listeye girmedi. Aday statüsündeki bu konumu asıl listeye taşımak için yerel kurumların çalışması sürüyor. Ayrıca delta 1998'den beri Ramsar sözleşmesi kapsamında koruma altında, ki bu ayrı ve gerçek bir statü.
**Samsun kaç günde gezilir?** Merkez ve 19 Mayıs rotası bir tam gün. Kızılırmak Deltası ayrı bir gün. Havza, Ladik ve Ambarköy bir gün. Vezirköprü, yani Şahinkaya Kanyonu ve Oymaağaç, ayrı bir gün. Yani her şeyi görmek isterseniz dört gün. Çoğu ziyaretçi için iki gün gerçekçi bir üst sınır.
**Samsun'a deniz tatili için gelinir mi?** Gelinmez. Samsun çalışan bir liman ve sanayi şehri; Atakum'da yürüyüş bandı ve halk plajları var ama deniz serin, dalgalı ve akıntılı, kum koyu. Karadeniz'in yeşil dağları ve yaylaları da burada değil, doğuda başlıyor. Buraya tarih için, kuşlar için ya da işiniz için gelinir.
**Havza hangi ilde?** Samsun'da. Havza 1925'te Amasya'dan alınıp Samsun'a bağlandı, o yüzden hâlâ Amasya'ya yakın duruyor: Samsun merkeze 84, Amasya'ya 44 kilometre. Karışıklığın sebebi bu. Amasya'dan Samsun'a giden yol zaten Havza'dan geçtiği için iki ili birleştiren bir gezide doğal bir durak.
Planlama Soruları
Samsun rehberi ne anlatıyor?
Samsun'u Bandırma Vapuru replikası, Amazon Köyü, Kızılırmak Deltası kuş cenneti ve Amisos Tepesi ile planlayan rehber.
Samsun için 4K yürüyüş videosu izleyebilir miyim?
Evet. Sayfa, Samsun rotasını gitmeden önce büyük ekranda önizleyebilmeniz için ilgili Travel Walk Tours videolarına bağlanır.
Bu sayfayı gezi planında nasıl kullanmalıyım?
Önce hızlı cevabı okuyun, rota notlarını inceleyin, ardından ilgili şehir sayfası ve yürüyüş videolarıyla sokak dokusu, süre, manzara ve yakın rehberleri karşılaştırın.